Trend Ofis Yatırımları zirvesi ve Yönetimi Gerçekleşti

Trend Ofis Yatırımları zirvesi ve Yönetimi Gerçekleşti

Trendofis tarafından düzenlenen "Ofis Yatırımları, Yönetimi ve Çalışma Kültürü
Zirvesi", sektörün tüm paydaşlarını bir araya getirdi. Zirvenin ana temasın; iş
dünyasının geleneksel ofis modellerinden "hizmet olarak ofis" (Space-as-a-

Service) modeline geçişi ve İstanbul'un küresel bir iş merkezi olma potansiyeli

oluşturdu.

İş dünyasınin temsilcileri, yatırimcılar, geliştiriciler ve insan kaynakları liderleri, ofis
ekosistemindeki dönüşümü ele almak Üzere İstanbul'da buluştu. 8 Nisan 2026 tarihinde
Wyndham Grand İstanbul Levent Otel'de gerçekleştirilen zirve kapsamında düzenlenen
panellerde, mülkiyet odaklı yatırımlardan çevik ve esnek kullanım modellerine geçiş süreci
tüm boyutlarıyla değerlendirildi.

1
"Yeni dönemin kazananları en güçlü ekosistemi kurabilenler olacak"
Zirvenin öne çıkan başlıklarından biri; şirketlerin sermayelerini beton ve dekorasyon gibi
sabit maliyetlere (CAPEX) bağlamak yerine, operasyonel çevikliğe (OPEX) yönelmesi oldu.
Sektör temsilcileri, "tak-çalıştır" ve hazır ofis modellerinin artık bir trendden ziyade, finansal
bir zorunluluk haline geldiğini vurguladı. Zirvede, ofislerin artık sadece bir çalışma alanı
değil, yetenekleri çeken ve bağılığ artıran birer "deneyim merkezi" olduğu ifade edildi.

"Sadece konuşmak değil, bağlantı kurmak"

Zirveye ev sahipliği yapan, Sevent Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Furkan Bayoğlu,
açış konuşmasında, iş dünyasının yeniden şekillendiği, kuralların yeniden yazıldığı bir
dönemin tam ortasinda buluştuklarına işaret etti. Bayoğlu, "Tam da bu yüzden bu zirveyi;
sektörün tüm aktörlerini, yatıirımcıları, geliştiricileri, kurumsal şirketleri, insan kaynakları
liderlerini ve karar vericileri aynı çatı altında buluşturmak için kurguladık. Amacımız çok net:
Sadece konuşmak değil, bağlanti kurmak. Sadece fikir paylaşmak değil, ortak akıl üretmek.
Sadece dinlemek değil, yeni iş birliklerinin zeminini oluşturmak. Çünkü biliyoruz ki; yeni
dönemin kazananları, en büyük sermayeye sahip olanlar değil; en güçlü ekosistemi
kurabilenler olacak" dedi.

"Ofise yatırım yapma, işine yatırım yap"

Bayoğlu sözlerini şu şekilde sürdürdü: "Çünkü artik mesele 'ofis' değil, mesele iş yapma
biçiminin yeniden yazılması. Ve açık konuşalım. Bu değişimi doğru okuyanlar kazanacak.
Okuyamayanlar ise sadece izlemekle yetinecek. Bugün şirketler bir kararın eşiğinde:
Milyonlarca doları beton, dekorasyon ve sabit maliyetlere mi bağlayacaklar? Yoksa
sermayelerini özgür birakıp büyümeye mi yatıracaklar? Işte, tam bu noktada karşımiza çok
net bir kavram çıkyor: CAPEX'ten OPEX'e geçiş. Yani yatırım yükünden kurtulup, çevikliğe
geçiş. Bugün İstanbul'da bir ofis açmanın maliyeti sadece kira değil; dekorasyon, kurulum,
operasyon. Daha kapıyı açmadan milyonlarca dolarlık bir yük. Ama yeni model şunu
söylüyor: Ofise yatirım yapma, işine yatırim yap. İşte bu yüzden 'tak-çalıştır', 'hazır', 'hizmet
olarak ofis' modelleri artık bir trend değil, bir zorunluluk".

2
"Ben bu ofise neden geleyim"

Şirketlerin insan kaynakları departmanlarınin görevinin işe alım yapmak değil, deneyim
tasarlamak olduğunu ifade eden Bayoğlu, "Çünkü yeni nesil çalişan şunu soruyor: 'Ben bu
ofise neden geleyim?" Eğer cevap yoksa, gelmiyor. Ama doğru kurgulanmış bir ofis ne
yapıyor, biliyor musunuz? Yetenek çekiyor, bağlhiliğı artıriyor. Performansi yükseltiyor. Ofis
artık bir maliyet kalemi değil, bir rekabet avantaji" şeklinde konuştu.

"Etrafımızı saran savaş çemberi, Türkiye için krizi fırsata çevirme şansı veriyor"

Dünyanın yeniden şekillendiğine ve jeopolitik kırılmalar, savaşlar, belirsizlikler nedeniyle

küresel sermayenin yön değiştirdiğine vurgu yapan Bayoğlu, bu konuda şu açıklamalarda

bulundu:

"EtrafımıZı saran savaş çemberi, Türkiye için krizi firsata çevirme şansı veriyor. Özellikle

Körfez Bölgesi' ndeki operasyon ve veri merkezleri için güvenli bölge ihtiyacı var.

Türkiye'nin tartişmasız bir avantajı daha var: Fiziksel altyapı zaten hazır. Istanbul Finans

Merkezi'nde ve İstanbul genelinde A sınıfi, hazır ofis stoku mevcut. Üstelik yalnızca ofis

binası değil; burada çalışacak insanların oturacağı evler, çocuklarınin gidebileceği okullar,

güvenli ve yaşanabilir bir şehir hayatı da hazır. Başka ülkeler böyle bir ekosistemi kurmak

için on yılar harcar. Biz yarın başlayabiliriz. Türk Hava Yolları'nın bugün dünyada ulaştığı ağ,

İstanbul'u sadece bir şehir değil, global bir kavşak haline getiriyor. Bir yönetici sabah

Londra'da toplantı yapıp akşam istanbu'da olabilir. Bir yatirımcı aynı hafta içinde 3 kitada iş

yönetip merkezini burada kurabilir. Istanbul'un sunduğu avantaj yalnızca güçlü hava yolu

bağlantıilarıyla sınırlı değil. Aynı zamanda uluslararası standartlarda otelleri, dünya çapında

fuar ve kongre merkezleri, gelişmiş lojistik altyapısı, limanları ve çok modlu ulaşım ağlarıyla

uçtan uca kurgulanmış bir iş ekosistemi sunuyor. Küresel şirketlerin operasyonlarını

rahatlikla yönetebileceği, büyük ölçekli organizasyonlara ev sahipliği yapabilecek kapasitesi

ve hizmet kalitesiyle Istanbul; sadece bir geçiş noktası değil, işin planlandığı, geliştirildiği ve

büyütüldüğü tam donanımli bir ticaret ve yatirım merkezi olarak öne çıkıyor".

"Artık ofis, yalnızca çalışılan bir yer değil; yeni nesil bir yaşam alanıdır"

Zirvenin ana konuşmacisi olan, Kobi Karp Mimarlik Kurucu Ortağ ve CEO'su Kobi Karp
tasarladıklarn ofisleri, çalişma alanı kavramını yeniden tanımlayan; onu bir 'yaşam tarz'
deneyimine dönüştüren yeni nesil mekânlar olarak kurguladikların belirterek, "Bu yapilar,
insanların yalnızca çalıstiği değil, aynı zamanda yaşadığ, bağ kurduğu ve gün boyunca
yüksek bir yaşam kalitesini sürdürebildiği bütüncül alanlar sunuyor" dedi.
Resort otellerin DNA'sindan ilham alan bu ofislerde; günün farkli anlarina yayılan yeme-
içme alanlari, duş imkânları ve alternatif ulaşım seçenekleriyle desteklenen akıskan bir
yaşam deneyimi bulunduğunu ifade eden Karp, bu konuda şu bilgileri verdi:

3
"Thalassotherapy, pilates ve yoga gibi iyi oluş odaklı alanlar ise kullanicıların gün içinde
fiziksel olarak aktif kalmasına olanak tanıyor. Aynı zamanda bu ofisler, bireysel odaklanma
ve zihinsel yenilenme ihtiyacını gözeten özel alanlar da sunuyor. Mahremiyet sağlayan bu
alanlar, kulanıcıların diş dünyanın stresinden uzaklaşarak düşüncelerini toparlayabildiği,
zihinsel ve duygusal olarak dengelenebildiği bir atmosfer yaratıyor. Kurgulanan mekânlar,
bir yandaniş birliğini ve etkileşimi teşvik eden ortak alanlar sunarken, diğer yandan derin
odaklanma için tasarlanmış sessiz ve özel 'breakout' alanlarıyla dengeli bir çalışma deneyimi
sağlyor. Sürdürülebilirlik ve dayanıkllık ise bu yapiların temelini oluşturuyor. Gelişmiş cam
teknolojileriyle güvenlik ve akustik konfor artirılırken, güneşs panelleri ve enerji depolama
sistemleri sayesinde binalar yüksek enerji verimliliğine sahip, gerektiğinde şebekeden
bağımsız çalıişabilen yapılara dönüşüyor. Bu yaklaşım hem operasyonel maliyetleri optimize
ediyor hem de acil durumlarda kesintisiz kullanim imkânı sağlıyor. Artıik ofis, yalnizca
çalışılan bir yer değil; iş, yaşam ve kişisel ihtiyaçların entegre olduğu, günün en verimli ve
dengeli şekilde geçirilebildiği yeni nesil bir yaşam alanıdır."

"Mesele sadece nerede çalıştığımız değil; hangi mekânların bizi çektiği"
Zirvede daha sonra söz alan Alkaş-Han Spaces Yönetim Kurulu Başkanı Avi Alkaş
ise "Bugün ofisi konuşurken aslında yalnızca bir çalışma alanını değil, iŞ dünyasınin değişen
anlamını konuşuyoruz. Çünkü artik mesele sadece nerede çalıştığımız değil; hangi
mekânların bizi çektiği, zamanı nasıl daha değerli kıldığımız ve insanı nasıl merkeze
aldığımız. Ofis, bir metrekare meselesi olmaktan çıkıp; aidiyetin, üretimin ve anlamın
tasarlandiğı bir ekosisteme dönüşüyor. Bu dönüşümün merkezinde ise üç temel unsur var:
Mekân, Zaman ve insan. Önümüzdeki dönemde farkı yaratacak olanlar, ofisi bir maliyet
kalemi olarak yönetenler değil; bu üçlü dengeyi doğru kurarak onu bir çekim merkezi ve
değer üretim platformuna dönüştürebilenler olacak" dedi.

Zirve, sektörün geleceğine işık tutan panellere ev sahipliği yaptı

Acış konuşmalarının ardından gerçekleştirilen panellerde "Ofis Piyasasında Güncel Durum",
"Değişen Dünya: Ofis Değil Deneyim Merkezil" ve "Geliştirici ve inşa Edenlerin Dünyası" gibi
kritik başlıklar ele alındı.

Zirve'nin sonunda, ünlü komedyen ve influencer Kaan Sekban, 'Ofiste Hayatta Kalmak"
stand-up gösterisi ile katilımcılara hayli keyifli saatler yaşattı.

4

Kaynağından Oku →

Haberi kaynağından okumak için butona tıklayınız.